Konizasyon Nedir? Ne Zaman Yapılır? Nasıl Uygulanır?
Konizasyon, rahim ağzında (serviks) saptanan anormal hücresel değişikliklerin tanı ve tedavisi amacıyla uygulanan cerrahi bir işlemdir. Özellikle yüksek dereceli servikal lezyonlar (CIN 2 ve CIN 3), HSIL smear sonuçları veya kolposkopi sırasında şüpheli alanların net olarak değerlendirilemediği durumlarda tercih edilir. Konizasyon, rahim ağzından koni şeklinde bir doku parçasının çıkarılması esasına dayanır ve rahim ağzı kanseri gelişimini önlemede önemli bir role sahiptir.
Konizasyon işlemi, genellikle ameliyathane koşullarında gerçekleştirilir. Uygulama sırasında hastaya lokal, spinal veya genel anestezi verilebilir. Kullanılan tekniğe göre konizasyon; soğuk bıçak (cold knife), lazer veya LEEP (elektrocerrahi) yöntemiyle yapılabilir. Seçilecek yöntem, hastanın klinik durumu, lezyonun yaygınlığı ve doktorun değerlendirmesine göre belirlenir. İşlem süresi ortalama 15–30 dakika arasındadır.
Konizasyon hangi durumlarda yapılır sorusu hastalar tarafından sıkça sorulmaktadır. En yaygın endikasyonlar arasında biyopsi ile doğrulanmış CIN 2–CIN 3 lezyonları, smear testinde HSIL veya atipik glandüler hücreler saptanması, kolposkopinin yetersiz olduğu durumlar ve invaziv kanser şüphesinin dışlanması yer alır. Ayrıca tanısal amaçla, lezyonun sınırlarının net olarak belirlenmesi gerektiğinde de konizasyon uygulanabilir.
İşlem sırasında çıkarılan doku mutlaka patolojik incelemeye gönderilir. Patoloji sonucunda lezyonun derecesi, cerrahi sınırların temiz olup olmadığı ve ek tedavi gereksinimi değerlendirilir. Sınırların temiz çıkması, tedavinin yeterli olduğunu gösterirken; pozitif sınırlar varlığında ek girişimler gerekebilir. Bu nedenle konizasyon, hem tanısal hem de tedavi edici bir işlem olarak kabul edilir.
Konizasyon sonrası iyileşme süreci genellikle sorunsuzdur. İşlemden sonra birkaç gün sürebilen hafif kanama, kasık ağrısı veya vajinal akıntı görülebilir. Bu durum çoğunlukla normal kabul edilir. Yaklaşık 4–6 hafta boyunca cinsel ilişkiden kaçınılması, tampon kullanılmaması ve vajinal duş yapılmaması önerilir. Nadiren enfeksiyon veya kanama gibi komplikasyonlar gelişebileceğinden, doktor kontrolleri aksatılmamalıdır.
Konizasyonun doğurganlık üzerine etkisi çoğu hastada minimaldir. Ancak rahim ağzından doku çıkarılması nedeniyle, özellikle geniş konizasyon yapılan hastalarda erken doğum riski bir miktar artabilir. Bu nedenle gebelik planı olan hastalarda bireysel risk değerlendirmesi yapılması önemlidir.
Sonuç olarak konizasyon, rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonların yönetiminde etkili ve güvenilir bir cerrahi yöntemdir. Düzenli smear ve HPV taramaları sayesinde erken dönemde saptanan lezyonların uygun zamanda konizasyon ile tedavi edilmesi, serviks kanserinin önlenmesinde kritik bir rol oynar. Erken tanı, doğru tedavi ve düzenli takip, kadın sağlığının korunmasında temel unsurlardır.